Rastgele Resim  

   

En Son Uyelerimiz  

  • flueptefotoke
  • shipseduell
  • beyazıt
  • Abraffoft
  • MucahitF
   

Google AdSense  

   

Geçim Kaynaklarımız

Ayrıntılar

Bu sayfada da koylumuzun gecim kaynaklarina yer verilecek. Koyumuzun ugras alanlari (ekmek tekneleri). Aslinda koylumuzun baslica gecim kaynaklari basta UZUM olmak uzere tarim ve hayvancilik (Gunumuzde buyuk bas hayvan besleme-besicilik- artmaya baslamistir). Bakimi ve hasati en zor olmasina ragmen en baslica gecim kaynagi uzumdur. Tarim ise ikinci sirayi almaktadir. Cunku masrafi ve zahmeti uzumle ayni olmasina karsin satistaki ucuzlugu nedeniyle halkimiz tarafindan ikinci sirada yer almaktadir. Genelde ise bugday, nohut,  arpa baslica ekilenlerdir. Bunlarin disinada fasulye, sogan, misir, mercimek tir. Hayvancilik ise koyumuzun gecim kaynaklari bakimindan ucuncu sirayi almaktadir.Genellikle beslene hayvanlar gunumuzde artis yapan buyuk bas hayvancilik ( besicilik ) dana, inek, bunlarin yanisira koyun, keci, tavuk, ordek, kaz beslenmektedir. Gunumuzde gittikce artan makinalasmaya yenik dusen guc hayvanlari ise zamanla degerini yitiren hayvanlar arasinda olmasina karsin yinede beslenmektedir. Bakimi yapilan baslica hayvanlar  At ve esektir.

ÜZÜM : Bağcılık için yerkürenin en elverişli iklim kuşağı üzerinde bulunan ülkemiz, asmanın genel merkezi olmasının yanı sıra son derece eski ve köklü bir bağcılık kültürüne de sahiptir. Anadolu 'da bağcılık kültürünün tarihi oldukça eskidir. Yapılan arkeolojik kazılardan Anadolu 'da bağcılık kültürünün M.Ö. 3500 yılına kadar dayandığı saptanmıştır. Ülkemizin değişik yörelerinden arkeolojik kazılardan çıkarılan tarihi eserlerde üzümle ilgili şekil ve kabartmaların yer alması, o yörede bağcılık kültürünün yaygın olduğuna işaret eden en önemli göstergelerdir. Gerçekten ülkemizde her bölgede yapılan kazılarda bağcılıkla ilgili tarih öncesi devirlere ait öneml eserler bulunmuştur. Arkeolojik buluntulardan Anadolu 'da Hititler zamanında asma ve şarabın büyük önem taşıdığı, M.Ö. 1800-1550 yıllarında bağcılığın çok gelişmiş olduğu, dini merasimlerde ve sosyal yaşantıda üzüm ve şarabın tanrılara adak olarak sunulduğu kaydedilmektedir. Hititler bağ ve bahçe gibi varlıklarını korumak için bugünkü anlayışa uygun tarım yasalarını da uygulamışlardır.  Yozgat Alişar 'da elde edilen kazılardan M.Ö. 1800-1600 yıllarına ait üzüm salkımı şeklinde şarap ve içki kabı bulunmuştur. Bütün bunlara ek olarak Çorum Alacahöyük 'de kral ezarlarından M.Ö. 2300 yıllarına ait altın şarap bardağı ile şarap testisinin ulunması. Ege ve Marmara bölgesinde bağcılığın geliştiği yörelerde (Lapseki, Çanakkale, Bergama, Aliağa ve Dikili, Bozcaada, Çeşme, Karaburun ve Seferihisar da ) basılan paralar üzerinde üzüme, şarap kabına ve Amfora yer verilmiş olması bağcılığa ve şaraba verilen önemi göstermektedir. Anadolu uygarlıklarının tarihinde bağ ve şarap halkın geçiminde ve ticarette daima önemli bir rol oynamıştır. Tarih boyunca Anadolu’da elde edilen üzümler çoğunlukla kuru ve yaş olarak tüketildi. Bir kısmı da pekmez, bulama, pestil, lokum ve köfter şeklinde eğerlendirilirdi.

TARIM : Koyumuz halki daginik ( kucuk alanlar ) olmakla beraber cok miktarda tarim arazisine sahiptir. Ve bu arazilerin cogu ise sulanmayan mevkilerdedir. Ki koymuzde sulu tarim henuz yaygin degildir. Artik Koyumuzde tarim buyuk bolumu makina tarimidir. Hayvansal tarimda hala kullanilmakla birlikte zamanla onemini yitirmeye baslamistir. Koyumuzde yetistirilen cogu tarim urunu halkimizin kislik yiyecek amaciyla yetisitrdigi urunlerdir. Aileler kendilerine kış için gerekli yiyecegini ayirdiktan sonra kalan urunleri satarlar. Ve elde edilen parayla kendilerinin yetistiremedigi yag, zeytin, seker, cay v.b gidalar alirlar. Burda tarim genel basligi altinda ele alinacak konular tahillar, bahcecilik ( avar ) meyvecilik'tir. Bilindigi uzere koyumuz Turkiyenin tahil ambari olarak bilinen Konya Ovasina Yakindir. Yine Tahil urunleriyle bilinen Karamanin merkezine bagli bir koydur. Buda gosteriyorki tarim acisindan uygunluk olarak tam yerinde bir mevkiye sahiptir. Tahil ekimi her yerde oldugu gibi koyumuzdede senelik donusumlu  olarak yapilmaktadir(nadas sistemi ). Cunku cografi bolge olarak yillik tek urunun yetistigi Icanadolu bolgesindedir. Yani bir yil nohut ekilen bolge ikinci yil diger bir tahil urunu ekilir. Ya da bir yil tarla dinlenmeye (NADAS) birakilir.

TAHILLAR : Koyumuzde yetistirilen baslica tahil urunlerimiz bugday, arpa, nohut, misir, mercimek yulaftir. Urunler ekim ayinda ekilmeye baslanir ve kruru tarima yapilir. Haziran ayinda ise hasat zamani gelince harman yerleri kurulup traktorler ve motorlar calistirilir. Eskiden koy icinde yapilmakta olan harman mevkileri simdi ise kolaylik acisindan tarlalarda yapilmakta olup koyumuzun temizligi icinde buyuk katki saglamaktadir. Bu urunlern en baslicalari bugday'dir. Baslica gida maddesi olan ekmegin hammaddesi oldugu icin bol miktarda yetistirilmektedir. Koyumuz bakkallarinda ekmek satisi olmadigi icin halkimiz kendi ekmegini kendisi yapmaktadir. Arpada hayvanlarin baslica yiyeceklerindendir, hayvanlari olan kisiler tarafindan bolca yetistirlen bir urundur. Gunumuzde kendi iyice hissettirmeye baslayan hayvancilikta arpaya duyulan onemi bir kat daha artirmistir. Yine Nohut ve misirda halkin kendi ihtiyaclarini karsilayack kadar ekilmektedir. Mercimek ve yulafin ise digerlerine nazaran az miktarda ekim-bicimi  yapilmaktadir. Yetistirilen bu urunlerden halkimiz kendi ihtiyaci kadarini ayirdiktan ve seneye ekmek icin tohumluguu kenara cektikten sonra kalan kismini satarak yukarda bahsettigimiz gibi kendi yetistiremedigi urunleri almak icin kaynak olusturmaktadir.

BAHÇECİLİK (AVAR) : Avar koylumuzun baslica gecim kaynaklarindandir. Cunku yazin yetisen bu sebzeler yazin taze olarak tuketildigi gibi toplanip cok miktarda kurutulup kisinda tuketilmektedir. Yani bir sezonda yetisen urun halkimizin hem kislik hemde yazlik yiyecek zincirinin ilk halkasini olusturmaktadir. Bu urunler ( domates, patates, salatalik, biber, patlican, kabak, fasulye, misir, ispanak, bamya, cekirdek -cittlek- ) 4. ayin sonu 5. ayin baslarinda ekilir. Ekimi biten runler belirli periyotlarda -haftada bir, ileriki gunlerde dahada sıklasabilir- sulanir. Bu islem sirasinda sulamada karisiklik olmasini, kargasa cikamsini onlemek icin kisik ( sirayla sulama ) sistemi kurulmustur. Yani kisik kisinin sirasi gelinceye kadar digerlerini beklemesi demektir. Bu sulama periyotlari arasinda bu bahcelerin -avar-  icinde cikan yabanci otlari temizleme - otlama - zamanlarida periyodik olarak takip edilir. Halkimizin cogu tarafinda sevilen toymeken  ( semiz otu v.b degisik isimleride cesitli yorelerde kullanilmaktadir.)bu zamanlarda toplanmaktadir. Bu bakip 4.ayin sonlarinda baslar 8. ayin baslarina kadar artarak devam eder. Cunku artik 8. ayda topraga dokulen emekler meyve vermeye baslamistir. Yavas yavas urunler toplanmaya baslanir. Bu zamandan sonra ise bakim islemi gittikce azalan bir grafik izler. 10. ayin ortalarina dogru ise avar bozum sezonuna degin surer. Ilk etapta toplanan urunler taze olarak tuketilir. Bir muddet boyle gittikten sonra ise artik avarlarin kuruma zamani yaklasinca bolca toplalan urunler kurutulmak uzere biriktirilir. Kurutulan urunler ise kisin tüketilmez uzere ambarlara doldurulur.

MEYVECİLİK : Meyvecilik olarak koyumuzde genis bir urun yelpazesi yoktur. Cunku buna icanadolu bolgesel iklimi musade etmemektedir. Yani belirgin bir kac cesit meyve vardir. Bunlarin baslicalari elma'dir. Armut, kiraz, ceviz, seftali, erik te diger yetistirilen urunlerdendir.Yetistirilen elmalar yazlik ve kislik olarak iki gruptur. Yani koyumuzde yetistirilmektedir. Yine meyvecilikte bahcecilikte oldugu gibi halkin kendi ihtiyacini giderecek kadar yetistirilmektedir. Satis amacli yetistiren kisi sayisi cok azdir. Cok az miktarlarda satis yapilmaktadir.

HAYVANCILIK : Eskiye nazaran az miktarda yapilmakta olup gunumuzde yeniden onem kazanmaya baslamistir. Yeniden onem kazanmaya baslamasinin sebebi ise her an verimde olmasidir. Yani sut'u ve yavrularindan elde edilen gelir diger tarimcilik ve uzume gore biraz daha fazla oldugu icin gunumuzde besicilik ( büyuk bas hayvan besleme ) yavas yavas artmaya baslamistir.Koyumzude guc hayvanciligi olarak - at, esek- besin olarakta - inek, koyun, keci, tavuk, kaz, hindi v.b -  olmak uzere  yetistirilen hayvanlari iki gruba ayirabiliriz. Gunumuzde revacta olan hayvan ise bakim kolayligi ve verim bollugu ile besicilikte bir numara olan inektir. Cunku Sut olarak her gun verim alinabildigi gibi her sene yavruladigi icin ekxtra bir kazanctir. Yani 1 liraya aldiginiz inek bir yil sonra yavruladigi zaman 1 lirada extradan kazandirmaktadir. Yine bu hayvanlarin bakiminda da  kisik sistemi kullanilmaktadir ve gidilecek dun saysi suruye kattiginiz hayvan sayisina gore belirlenmektedir. İnekler le birlikte suru olarak koyun ve keciler de yine ayni sistemle bakilmaktadir. Yalniz bu islem sadece yazin olmaktadir. Kisin halk kendi hayvanina ahirlarinda bakmaktadir. Koyumuuzde yine yeni uygulamaya konulan sutculuk sistemi ile sutler dogrudan her gun toplanarak ( sut kamyolari tarafindan ) sut merkezlerine ulastirilmakta ve halkimiza extra bir kazanc saglamaktadir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   

Reklamlar  

NurMotorKonya
   

Bizden Görüntüler  

Loading Player...
Watching: M.Akif EROGLU
   

Üye Giriş  

Hoş Geldin Kardeş

   

Bu Güne Özel  

Suçsuz insanların çoğunu, kendi suçlarından haberi olmayanlar cezalandırır.
Cemil Sena -
   

Ziyaretci Sayaci  

0781469
BuGün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
679
1210
6539
621603
20211
39169
781469

Your IP: 54.211.27.61
Server Time: 2014-04-18 19:06:09
   
© Tasarim : SEHZADE - ISYANQAR